Gökyüzünün Yarısı | Hayatını Değiştiren Kadınların Hikayesi
New York Times’ın köşe yazarı Nicholas D. Kristof ile Times’ta röportajlar yapan eşi Sheryl WuDunn’dan, dünya genelinde seks ticareti, cinsiyete dayalı şiddet ve anne ölümleri üzerine çarpıcı bir araştırma.
Elif şafak’ın önsözü ve Emel Armutçu’nun kaleminden bir başarı öyküsüyle…
“Son elli yılda sırf kız oldukları için öldürülen kızların sayısı, XX. yüzyılın tüm savaşlarında ölen erkeklerin sayısından fazla” diyorlar araştırmalarında Kristof ile WuDunn.
Azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki kadına yönelik şiddete ayrıntılı bir yer veren ikili, ülkelerin yoksulluktan kurtularak gelişebilmesi için kadınların eğitilmesi ve işgücüne katılması gerektiğinin altını çiziyorlar.
Her yıl dünyada 2 milyon kız çocuğu cinsiyet ayrımı yüzünden daha doğmadan hayata katılma şansından mahrum bırakılıyor…
Resmi kayıtlara göre her yıl ortalama 5.000 kadın namus cinayetlerine kurban gidiyor…
Her yıl 100.000 genç kız kaçırılarak genelevlere satılıyor…
Bu, XVIII. ve XIX. yüzyıllarda her yıl köle kamplarına taşınan Afrikalı kölelerin sayısından fazla…
Ganalı kadınların yüzde 21’i ilk cinsel deneyimlerini tecavüzle yaşıyor, Nijeryalı kadınların yüzde 17’si on dokuz yaşına kadar tecavüz ya da tecavüz girişimine katlanmak zorunda kalıyor, Güney Afrikalı kadınların yüzde 21’i on beş yaşına gelmeden tecavüze uğruyor…
Dünya çapında 130 milyon sünnet edilmiş kız var ve her yıl buna sadece Afrika’dan 3 milyon kız daha ekleniyor…
Hindistan’da her iki saatte bir kadın yetersiz çeyiz parası yüzünden yakılıyor…
Sadece Pakistan’ın iki kentinde yılda 5.000 kadın, erkeklere itaat etmedikleri için gazyağına sokularak ya da asitle yakılıyor.
Resmi rakamlara göre Türkiye’de 2005 yılında 317, 2006’da 633, 2007’de 1.011, 2008’de 806 ve 2009 yılının ilk yedi ayında 935 kadın öldürüldü. Resmi olmayan rakamlara göre ise 2011 yılının ilk yedi ayında 935 kadın öldürüldü.
Kadınlar açısından korkunç ve trajik bir tablo sunan bu veriler, Gökyüzünün Yarısı adlı kitaptan.
Dünyanın her yerinde kadınların pek çok sorunla boğuştuğu bir gerçek. Kristof ile WuDunn bu sorunlardan üçünü mercek altına alıyor:
Seks ticareti ve zorla fahişelik; töre cinayetleri ve toplu tecavüzleri de içeren cinsiyete dayalı şiddet; ve her dakikada bir kadının ölümüne yol açan anne ölümleri. Kadınların maruz kaldıkları bu sorunlar karşısında yaşanan küresel kayıtsızlığa dikkat çeken yazarlar, özellikle gelişmiş ülkelerin hem hükümetler hem de tek tek bireyler düzeyinde daha duyarlı olması gerektiğinin altını çiziyorlar. Çünkü kadınların eğitimsizliği ve yoksulluğu sadece azgelişmiş ülkeleri değil, tüm dünyayı etkileyen bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.
Gelişmekte olan ülkelerde, özellikle de Hindistan ve Pakistan’daki kadın cinayetlerine, Ruanda’daki toplu tecavüzlere, Afrika ülkelerindeki anne ölümlerine, Kamboçya ve Tayland’daki seks ticaretine, Çin’de kız bebeklerin öldürülmelerine ayrıntılı olarak yer veren ikili, ülkelerin yoksulluktan kurtularak gelişebilmesi için kadınların eğitilmesi ve işgücüne katılması gerektiğinin altını çiziyor.
Görüşlerini resmi rakamlarla ve araştırma sonuçlarıyla da destekleyen Kristof ve WuDunn, mikrofinans ve kızların eğitimi gibi küçük ölçekli yardımların yanı sıra tek tek bireylerin çabalarının da sorunların çözümüne katkı sağlayabileceğini belirtiyorlar. Ve miktarı küçük gibi görünen yardımların aslında ne kadar çok kadının hayatını –hatta ülkelerin kaderini– değiştirebileceğini örnekleriyle anlatıyorlar.Gökyüzünün Yarısı, tüm bu kara tabloya rağmen bugün bize hem umut aşılıyor, hem de kadınların isterlerse –ve destek görürlerse– neler yapabileceklerini gösteriyor.
Gökyüzünün Yarısı, okurunu küresel kayıtsızlığı kıracak bir adım atmaya davet ediyor. Kitapta kadın hakları için mücadele veren örgütlerin ve buralarda çalışan kadınların da görüşleri yer alıyor. Elif şafak’ın önsözüyle yayımlanan Türkiye baskısında Emel Armutçu’nun Türkiye’den örnekler sunan bir yazısı ile ülkemizde aile içi şiddet konusunda yardım veren kuruluşlar da yer alıyor.
Yorumlar
“Gökyüzünün Yarısı’nı bir oturuşta okudum; bitirmek için sabahın üçüne kadar uyumadım. İnsana ilham veren muhteşem bir kitap; adını dağlara taşlara bağırmak, herkese duyurmak istiyorum. Kadınların baskıları nasıl refaha dönüştürdüğünü ve parlak bir gelecek yaratmak için nasıl bir cesaretle umut beslediklerini canlı bir biçimde anlatıyor. Kitabın sonundaki hepimizi harekete geçirmek için ‘Sizin yapabilecekleriniz’ bölümü özellikle ilginç.”
Greg Mortenson
“Eğer hep dünyayı değiştirip değiştiremeyeceğinizi merak ettiyseniz, bu kitabı okuyun. Nicholas D. Kristof ve Sheryl WuDunn günümüzün en büyük haksızlıklarından birini –kadınların gördüğü acımasız muameleyi– tanımlayan, muhteşem bir savaşa çağrı kitabı yazmış.”
Fred Zakaria
“Bu heyecan verici kitap, hem gelişmekte olan dünyadaki cinsiyete bağlı eşitliğe karşı yapılan acımasız bir suçlama, hem de bu kadınların cesaretlerinin, umut ve iyileşme mücadelelerinin ilham verici bir kanıtı. Moral verici bir kitap.”
Khaled Hosseini
“Bu hikâyeler bizlere vazgeçmek için birçok sebebi olan, ama asla vazgeçmeyen kadınların gücünü ve direncini gösteriyor. Onlar bu kitabı okuyan herkese ilham kaynağı, adaletsizliklerle mücadele edenlere de örnek olacaklar. Bu kitabı elinizden düşüremeyeceksiniz.”
Angelina Jolie
“Bu kitabın önemini sözlere sığdırmak mümkün değil. Konuyu son derece canlı bir
biçimde tasvir eden Gökyüzünün Yarısı, her seviyede reform başlatabilir ve başlatmalıdır da… şaşırtıcı olduğu kadar ilham verici de olan bu kitabın okunması şart.”
Anne Rice
“Bence Gökyüzünün Yarısı’nı okuduktan sonra hiçbir şey yapmadan durmak imkânsız. Kitap en çok ihtiyacımız olan şeyi yapıyor: İnsanın insana yapabileceği o acımasız zulme tanıklık ediyor.”
George Clooney
“Gökyüzünün Yarısı, hepimizin ayaklanıp, XXI. yüzyıl dünyasındaki kadınların ve kızların gördüğü XVII. yüzyıla layık istismarlara ‘Yeter!’ dememiz için tutkulu ve ikna edici bir savunma. Bu, yüreğinizi paramparça edecek ve sizi bilinçlendirecek bir kitap.”
Tom Brokaw
“Kristof ve WuDunn’un paylaştıkları hikâyeler güçlü olduğu kadar da yürek parçalayıcı. Cinsiyet meselelerine bakışları ve kadının toplumsal gelişimdeki rolünü ele alış biçimleri umut verici, iyimser ve en önemlisi değişim arzusuyla yüklü. Her ikisi de eyleme geçmek için kaçınılmaz bir bilinçlenme çağrısında bulunuyor; bu kitap herkes tarafından okunmalı.”
Melinda Gates
“Dünyanın dört bir yanındaki kadınların sağlığına ve bağımsızlığına yatırım yapma konusunda parlak bir tartışma. Bir ahlak çağrısı değil. Kitabın yazarları, ülkeler için yoksulluğu aşmanın, kadınların işgücüne katkısı olmadan imkânsız olduğunu vurguluyor.”
Publishers Weekly
“Çekinmeden bir problemi işaret edip okuyucularını çözüm konusunda harekete geçmeye ikna ederek gazeteciliğin de ötesine geçiyor… Yıllara dayanan araştırmalarının ışığında argümanlarını ortaya koyan Kristof ve WuDunn’un konunun çetrefilliğine hâkim oldukları aşikâr. Problem görünmeyen baskı, aşağılananın sessizliği ve güçsüzlüğü ve tüm bunlardan habersiz dünyanın kayıtsızlığı; çözümse bilinmeyeni su yüzüne çıkarmak ve kale alınmasını sağlamakta yatıyor. Kristof ve WuDunn bu kitapla bunu başarıyor.”
Rohini Pande, Harvard Magazine
“Hırslı ama pratik… Heyecan verici olduğu kadar da duyarlı… şüpheye yer bırakmayacak bir umutla dehşetengiz istismarları kınarken ilgi çekici gerçekçi stratejiler öneren harikulade bir kitap. Burada tasvir edilen yürekli kadınlar ve onlar gibi milyonlarcası çok daha fazlasını hak ediyor.”
Martha Nussbaum, The New York Times
“Bu bir nasihat kitabı değil. Bu hikâyeler heyecan uyandırıcı ve bu büyük problemin bölümlere ayrılması okuyucuyu düşünmeye sevk edecek. Tekrar ediyorum; bu, kurbanlar hakkında kaleme alınmış bir nasihat kitabı değil. Gökyüzünün Yarısı örgütlenmeye, yardıma, desteğe ve hatta gönüllülüğe bir çağrı. Bu büyük insanlık sorununa gözlerimizi açmamızı istiyor. Nakış gibi işlenmiş bir metin ve duygusal anlamda ilgi çekici bir konu. Kesinlikle hakkında eleştiri yazısı yazdığım en önemli kitaplardan biri.”
Carolyn See, The Washington Post
Yıllardır kadına ve çocuğa yönelik şiddete karşı mücadele ediyorum. Sorunu bu kitap kadar etkili bir şekilde anlatan ve insanı harekete geçiren başka bir şey okumadım. Bu kitabı okuyunca vicdanınız duyduğunuz çığlıklara sessiz kalmanıza izin vermeyecek. Okuyan herkes çözümün bir parçası olacak, bazıları harekete de geçecek.
Vuslat Doğan Sabancı
