Almanya’da “40 metrekare” bir Türk evi. Bu eve, kocası tarafından, kelimenin tam anlamıyla “hapsedilmiş” bir kadın. Dışarı çıkması yasak, komşularla konuşması yasak.
Zaten konuşmak istese nasıl konuşacak ki, dil bilmez, yol yordam bilmez, bilmesi de yasak.
Onun Almanya’sı gerçekten 40 metrekare ve her metrekarede şiddet var; dayaktan hakarete, ekonomik olandan cinsel, sosyal, psikolojik olana her türlü şiddeti görüyor bir yandan.
HERKES ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMALI
Yaşamın içindeki her şey kendi içinde bir tezatlık barındırır, gecenin gündüzü, doğumun ölümü, sevginin nefreti barındırdığı gibi… Her kutubun karşı kutubu olduğunu biliriz. Doğumdan itibaren masumiyet ile beraber, kabul etmek istemediğimiz bir şeytaniliği taşıyarak geldiğimizi de biliriz..